Yorum bırakın

seni beklemek..


Görsel

Seni beklemek koyu bir gecenin aydınlanması birden
imkansız bir duanın kabul olması
Seni beklemek
sensizliğin dönüm noktası…

Goncanın gül olmayı bekleyiş heyecanı bazen
yetişme telaşı hiç özlenmediğin bir yere bunu bilmeden
kapalı kapı
kayıp
anahtar
hüzün
seni beklemek yazları kar
sahte-kar..

Anlamadığım bir dili konuşmak birdenbire
birdenbire sevinmek
sahipsizliğimi evlat edinmek
seni beklemek
uzun
kara
seni beklemek kumbaraya atılmış
tedavülden kalkmış para

sonu gelmeyen koşu çoğu zaman
boş sayfalara yazılmış ilan,
kayıp
aranan…
yara, kabuk tutmayı becerememiş
seni beklemek
pansuman
umut bağlayan

Velhasıl seni beklemek toprağa gömülmüş diridir
Ama,
seni beklemek kimseyi beklememekten iyidir…

Elif Şebnem Akal

 

Yorum bırakın

Umut


Görsel

“Umut değildir o unuttur..Umut olsa yerinde duramazsın..”

 

Yorum bırakın

Atiyi karanlık görerek azmi bırakma(k)!


Görsel

Âtiyi karanlık görerek azmi bırakmak…
Alçak bir ölüm varsa, emînim, budur ancak.
Dünyâda inanmam, hani görsem de gözümle.
İmânı olan kimse gebermez bu ölümle:
Ey dipdiri meyyit, ‘İki el bir baş içindir.’
Davransana… Eller de senin, baş da senindir!
His yok, hareket yok, acı yok… Leş mi kesildin?
Hayret veriyorsun bana… Sen böyle değildin.
Kurtulmaya azmin neye bilmem ki süreksiz?
Kendin mi senin, yoksa ümîdin mi yüreksiz?
Âtiyi karanlık görüvermekle apıştın?
Esbâbı elinden atarak ye’se yapıştın!
Karşında ziyâ yoksa, sağından, ya solundan
Tek bir ışık olsun buluver… Kalma yolundan.
Âlemde ziyâ kalmasa, halk etmelisin, halk!
Ey elleri böğründe yatan, şaşkın adam, kalk!
Herkes gibi dünyâda henüz hakk-i hayâtın
Varken, hani herkes gibi azminde sebâtın?
Ye’s öyle bataktır ki; düşersen boğulursun.
Ümîde sarıl sımsıkı, seyret ne olursun!
Azmiyle, ümidiyle yaşar hep yaşayanlar;
Me’yûs olanın rûhunu, vicdânını bağlar
Lânetleme bir ukde-i hâtır ki: çözülmez…
En korkulu câni gibi ye’sin yüzü gülmez!
Mâdâm ki alçaklığı bir, ye’s ile sirkin;
Mâdâm ki ondan daha mel’un daha çirkin
Bir seyyie yoktur sana; ey unsur- îman,
Nevmid olarak rahmet-i mev’ûd-u Hudâ’dan,
Hüsrâna rıza verme… Çalış… Azmi bırakma;
Kendin yanacaksan bile, evlâdını yakma!
Evler tünek olmuş, ötüyor bir sürü baykuş…
Sesler de: ‘Vatan tehlikedeymiş… Batıyormuş! ‘
Lâkin, hani, milyonları örten şu yığından,
Tek kol da yapışsam demiyor bir taraftan!
Sâhipsiz olan memleketin batması haktır;
Sen sâhip olursan bu vatan batmayacaktır.
Feryâdı bırak, kendine gel, çünkü zaman dar…
Uğraş ki: telâfi edecek bunca zarar var.
Feryâd ile kurtulması me’mûl ise haykır!
Yok, yok! Hele azmindeki zincirleri bir kır!
‘İş bitti… Sebâtın sonu yoktur! ‘ deme, yılma.
Ey millet-i merhûme, sakın ye’se kapılma.

14 Mart 1913

Mehmet Akif Ersoy

Yorum bırakın

mavi gözlü dev..


O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Kadının hayali minnacık bir evdi,
bahçesinde ebruliii
hanımeli
açan bir ev.

Bir dev gibi seviyordu dev.
Ve elleri öyle büyük işler için
hazırlanmıştı ki devin,
yapamazdı yapısını,
çalamazdı kapısını
bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan evin.

O mavi gözlü bir devdi.
Minnacık bir kadın sevdi.
Mini minnacıktı kadın.
Rahata acıktı kadın
yoruldu devin büyük yolunda.
Ve elveda! deyip mavi gözlü deve,
girdi zengin bir cücenin kolunda
bahçesinde ebruliiii
hanımeli
açan eve.

Şimdi anlıyor ki mavi gözlü dev,
dev gibi sevgilere mezar bile olamaz:
bahçesinde ebruliiiii
hanımeli
açan ev..

n.hikmet ran

Yorum bırakın

zalime hakkı haykırmak..


 

İşte şunu iyi bilinizki
Bir zalime karşı hakkı haykırmak
Kişinin ölümünü yaklaştırmayacağı gibi
Rızkına da engel olmaz.. hz ömer r.a

Yorum bırakın

Tesettür bir bayanın kim olduğunun göstergesidir!


Yeniden İslam’a dönüş yapıp ‘ihtida’ eden yeni Müslümanlarla gerçekleştirdiğimiz söyleşilerin bu haftaki konuğu Sara Bokker.Müslüman olmadan önceki hayatında Amerikan yaşam kültürünün bütün gerekliliklerini yerine getiren ve modellik yapan Bokker, İslam’ı karalamak için yazılan bir kitabı okurken hidayete yürüdüğünü söylüyor. Genç yaşında tesettürün, fıtratın bir gereği olduğunun idrakine varmış olan Bokker, şimdilerde tesettürün kadını özgürleştirdiğini anlatmaya çalışıyor diğer insanlara.

İslamiyet’ten önceki hayat tarzınızdan kısaca bahseder misiniz?

Amerikalıyım, yaşadığım büyük şehrin çekiciliğine kendini kaptırmış bir genç kız olarak Miami’de yaşadım. Orada kızların hayat tarzı nasılsa ben de öyle yaşıyordum. Dış görünüşüme çok önem veriyordum bu şekilde diğer insanlara karşı kendimi daha iyi hissediyordum. Ne kadar iyi görünürsem toplumda o kadar iyi bir yerim olduğunu düşünüyordum.

Arayışınız ne zaman başladı?

Hayatım bu şekilde devam ettikten bir süre sonra artık her istediğimi yapabilir bir haldeydim. Dış görünüşümden dolayı beni fark etmişlerdi ve modellik yapıyordum, aynı zamanda fitness hocalığı yaparak geçimimi çok rahat bir şekilde sağlıyordum. Bütün bunlar olurken kendimle yaşadığım dünyam arasında küçük bir uçurum olduğunu hissettim önce.Katıldığım partilerle, alkollü ortamlarla bu uçurum büyüyordu. Bunun çaresini meditasyonda aradım ilk önce, daha sonra aktivizm denen bir akımı araştırdım. Ama bunların hiçbiri tatmin etmemişti beni. İçimdeki uçurum giderek büyüyordu.

İslam’ı karalamak için yazılan kitaptan hidayete yürüdü

İslamiyet ile tanışmanız nasıl oldu?

İslamiyet ile tanışmam bir kitap sayesinde oldu. Ancak bu kitap düşündüğünüz gibi İslam’ın gerçeklerini anlatmaya çalışan bir kitap değildi. Karalamak ve kötülemek maksadı ile yazılmıştı. O ana kadar bildiklerim zaten çok olumlu bilgiler değildi, terörizm, erkeklerin birden fazla bayanla evlenmesi, bayanların siyah örtülere bürünmesi gibi önyargılı bilgilerdi. Daha sonra Kuran-ı Kerim ile tanıştım, aslında bilgilerimin doğruluğunu kanıtlamak için okuyacaktım bu kitabı.Tesettür bir bayanın neyi amaçladığının göstergesi, tesettür bir bayanın kim olduğunun göstergesidir. İslam hakkında önyargılara sahip bayanlara diyorum ki, ne kaçırdığınızı gerçekten bilmiyorsunuz!

Kuran’ı okuduktan sonra Müslüman oldum ve bir Müslüman gibi yaşama kararı aldım

Kuran’ı okuduğunuzda düşüncelerinizde ne gibi değişiklikler oldu?

Kuran’ı okuduğumda, onun yaratılış, yaşam, ahiret gibi konulara getirdiği açık örneklerden çok etkilendim. Dikkatimi çeken başka bir nokta da şu oldu; bu kitabı okumak için papaz veya başka birisine ihtiyacım yoktu, doğrudan benimle muhatap oluyordu, direkt bana hitab ediyordu. Kuran benim için kalbimi ve ruhumu anlayan bir adres olmuştu artık. Müslüman oldum ve bir Müslüman gibi yaşama kararı aldım.

Müslüman olduktan sonra hayatınızda nasıl bir değişiklik oldu?

En önemli değişiklik dış görünüşümdeydi bana göre. Kendime uzun bir elbise satın alıp başımı da Müslüman bayanlar gibi örttüm. Daha birkaç gün kendimi göstermek amacıyla yürüdüğüm sokaklarda şimdi bu yeni kıyafetimle yürüyordum. İnsanlar, mağazalar, her gün gördüğüm yüzler hepsi aynıydı, değişen tek şey o sokaklarda yürürken içimde daha önce hiç hissetmediğim bir huzurdu.O anda içimdeki bütün zincirlerin kırıldığını ve özgür olduğumu hissettim. İnsanlara kendimi beğendirmek için pahallı elbiselere ve makyaj malzemelerine ihtiyacım yoktu. İnsanlar özgürlük ve esaret manalarını birbirine karıştırmış diye düşünüyorum o günden sonra. Bu tüketim çağında hep başkası olmaya çalışıyordu insanlar, oysa huzuru içimizde aramalıydık başkası olmakta değil.

Tesettür, müthiş bir özgürlüktür!

Bazı bölgelerde örtülü bayanlara önyargıyla bakılıyor, gerici damgası vuruluyor. Bu konuda söylemek istediğiniz bir şeyler var mı?Bunun başlıca sebebinin televizyonda yapılan kasıtlı programlar olduğunu düşünüyorum. Televizyonda politikacılar, sözüm ona insan hakları savunucuları ve özgürlükçü(!) gruplar tesettürün sosyal hayata uyum sağlama sürecinde bir engel teşkil edebileceğini savunuyorlar. Hatta bazıları daha da ileri giderek ‘gericiliğin sembolü’ bile diyebiliyorlar.Bunun çok açık bir çifte standart olduğunu düşünüyorum.

Örtü, dışarıdan bakıldığında kadının üzerinde bir yük, bir fazlalık gibi görünse de aslında yaratılışının gereği. Kendisini koruması için müthiş bir kalkan. Zaten bu yüzden tesettürlü bayanların daha özgür olduğunu düşünüyorum.

Şunu söyleyebilirim ki, bir bayanın henüz Müslüman olmamış bile olsa sadece bir gün tesettürle sokağa çıktığında neler hissedeceğini, o müthiş özgürlük duygusunu kalbinde hissedeceğini garanti edebilirim. Bunu denememiş bir insan şu anda nasıl bir histen bahsettiğimi elbette anlayamaz.

Tesettür bir bayanın neyi amaçladığının göstergesi, tesettür bir bayanın kim olduğunun göstergesidir. İslam hakkında önyargılara sahip bayanlara diyorum ki, ne kaçırdığınızı gerçekten bilmiyorsunuz!

Yorum bırakın

çamur..


“Birine çamur atmadan önce düşün ve sakın unutma;
İlk önce senin ellerin kirlenecek..”

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.